villa temziliği ve toplum bilgileri
ödemesi gereken bir vergiyi neredeyse anımsanmayan bu i rihten beri (kısaca Aziz Louis dönemindeki bir parlamen|^ kararı diyelim) ödememiş olmasımn hiçbir önemi yoktu; eğ^j bu süre içerisinde tasarruf hakkı karşılığında verilmiş olan tün, öteki topraklar söz konusu vergiyi düzenli olarak ödenüy lerse, bu kadar uzun zaman boyunca vergiden kaçan topral için de aynı vergiyi ödeme zorunluluğu devam ediyotdu; En azından hukukçular böyle düşünüyorlardı.villa temziliği Elbette, uygulama genellikle daha gevşekti. Atalardan kalma bu kurala ur. gun davranmak, ilkesel düzeyde, bağımh adamlar gibi efendi açısından da, yani herkes için bir zorunluluktu. Bununla biı-likte, geçmişe bu sözde bağlılığın ne kadar yanıltıcı olduğunu hiçbir örnek bundan daha iyi ortaya koyamaz. Çünkü, çağla, boyunca sözüm ona değişmez bir örf hukukuyla birbirlerine bağlanmış oldukları düşünülse de, IX. ynizyni senyörlüğiine XIII. yüzyü senyörlüğünden daha az benzeyen başka bir şet bulmak mümkün değildir.Bu durumun sorumlusu olarak, sözlü aktarım geleneğ-nin eksikliklerini suçlamak hiç de doğru olmaz. Karolenjler zamanında, birçok senyör, soruşturduktan sonra, ileride "m-sier^^ ya da ^^terner’’’ olarak adlandırılacak ayrıntıb tanımlamak biçiminde, topraklarımn bağlı olduğu geleneği yazılı hale getirtmişlerdi. Fakat mevcut toplumsal koşullarm baskısı, geçmişe yönelik saygıdan daha belirleyiciydi.
Günlük yaşamdaki binlerce uyuşmazlık sayesinde, hukuksal bellek sürekli olarak yeni örneklerle doluyordu. Bir örf kuralı, yalnızca ona uygun davranılmasını denetleyen taıafsc ve itaat edilen bir yargı yetldsinin bulunduğu yerlerde gerçek ten zorunlu hale geliyordu. Gerçekten de, IX. yüzyılda Fraıi devletinde kraUık mahkemelerinin bu rolü oynamalan söı konusu olabiliyordu ve elimizde bulunan kararlardan davalı
jj^hep toprağı tasarruf haldsina sahip olanların aleyhine sonuçlandığım biliyorsak, bunun nedeni, belld de yalnızca Kiü-arşivlerinin başka kararlar saklama kaygısını hiç duymamış ulmalarıydı. Daha sonra, senyörlerin yargılama yetkisini ele ^çirmeleriyle birlikte, mahkemelere benzer başvurularda bu-luıuna olasılığı ortadan kalktı.villa temziliği En adaletli senyör bile, kendi çıkan ya da kendisine emanet edilen İdmselerin çıkarlarını tehdit ettiğinde, geleneği bozmaktan çekinmiyordu. Başrahip Suger’yi, kimseye danışmadan, topraklarından birinde yaşayan köylülere, yaşamları boyunca sürekli nakit olarak ödedikle-nni anımsadıkları ondahk verginin yerine çok daha kârb olabileceği düşünülen üründen pay verme yükümlülüğünü daya-tabilmeyi başardığı için, anılarında kendisini kutiarken görmez miyiz?^’' Gerçeği söydemek gerekirse, senyörlerin gücü kötüye kullanmaları karşısında, köylü kitlelerinin bazen çok etkili olabilen olağanüstü atalet yeteneği ve senyörlük yönetiminin düzensizliği dışmda, başka bir ağırbk bulunmuyordu.
İlk feodal çağda, her senyörlükte, tasarruf hakkı verilen toprağın bölgeye göre değişen yükümlülüklerinden daha fazla çeşitlilik sunan hiçbir şey yoktu. Belirli günlerde, tasarruf hakkı sahibinin, senyörün vekilharçlarına bazen birkaç gümüş para, bazen ve daha sıklıkla tarlasından kaldırdığı ürünün bir bö-liimiinü, kümesinden tavuklar, kovanından ya da ymkındaki ormandan toplanan balmumu petekleri getirdiği görülmektedir. Diğer zamanlarda demesne tarlalarda ya da otlaklarda ahn teri döküyordu. Ya da, at arabalarıyla daha uzaktaki yerleşim ; verlerine senyörün hesabına şarap fıçılarını veya buğday çu-I 'âllarını taşıyordu. Şatonun duvarlarını ya da hendeklerini onaran onun kol kaslarıydı. Efendi konuk mu kabul ediyor? ‘'hsafirlere gerekli yatağı hazırlamak için köylü kendi çarşafını terk ediyordu. Büyük av zamam geldiğinde, tazı sürüsünü
^ âUCIİR, Dtrehs, cd. Ixcoy de La Marche, C. X, s. 167.
